Temel Varsayımlardan Sapmaların Sonuçları:

                  Çoklu Doğrusal Biçim:

         EKK yönteminin varsayımlarından birisi açıklayıcı değişkenler arasında ilişki olmaması varsayımıdır. Bu varsayımın ihlal edilmesi çoklu doğrusal bağlantı (ÇDB) sorunu olarak adlandırır.

         Çoklu doğrusal nedenleri şunlardır:

-       Bağımsız değişkenlerin aynı trendin etkisinde bulunmaları

-       Örnek büyüklüğünün küçük tutulması

-       Bazı bağımsız değişkenlerin gecikmeli alınması

         Cari dönem değerleriyle geçmiş dönem değerleri birbiriyle ilişkilidir.

 

                   Yt = b0 + b1Xt + b2Xt-1 + b3Xt-2 + u

 

                            Xt                         Xt-1

                   –––––––––––      –––––––––––––

                            10                         –

         1991            12                         10

         1992            16                         12

 

         Çoklu doğrusal bağlantı iki şekilde ortaya çıkar:

a.     Tam çoklu doğrusal bağlantı

b.     Güçlü çoklu doğrusal bağlantı

         Tan çoklu doğrusal bağlantıda açıklayıcı değişkenler arasında korelasyon kat sayısı 1’e eşittir (r = 1).

         Güçlü çoklu doğrusal bağlantıda ise açıklayıcı değişkenler arasındaki korelasyon katsayısının 1’den küçük fakat 1’e yakın olması durumudur.

         Açıklayıcı değişkenler arasında zayıf bir ilişki bulunması regresyon modellerinde önemli bir sorun doğurmaz.

                                      Çoklu Doğrusal Bağlantının Sonuçları:

1-                 Regresyon katsayılarına doyurucu ve güvenilir anlamlar verilemez.

        

                   Y = b0 + b1X1 + b2X2 + u                  ve

 

                   X2 = kX1 + v         olsun.

 

         Burada;

 

                   Y                         Y

                  –––– = b1    ve      ––––– = b2 şeklindedir.

                   X1                        X2  

 

         X’deki 1 birimlik değişme karşısında Y’deki değişim  Y/X şeklindedir. Ancak yukarıdaki  X2 = kX1 + v  eşitliği modelde kullanılırsa  Y/X oranı X’deki 1 birimlik değişme karşısında Y’deki miktarı vermez.

2-                Katsayıların Varyansları ve dolayısıyla standart hataları büyük çıkar.

 

                          ð – b

                   t = ––––––

                           s(ð)

 

         Burada s(ð)’nin büyük olması  t < ta sonucunu ve dolayısıyla da parametrenin anlamsız olmasına sebep olur.

3-                R2 değeri olduğundan daha büyük çıkmaktadır.

4-                Regresyon katsayıları yanlış işaretli çıkabilmektedir.

5-                Açıklayıcı değişkenler arasında tam çoklu doğrusal bağlantı varsa (r = 1);parametre tahminleri belirsiz, Varyans ve standart hataları ise sonsuz büyüklükte olur.

 

         X2 = kX1     ise     r = 1  olur. Bu durumda;

 

                            0

                   ð = ––––     belirsiz,

                            0

                                  Sayı

                   var(ð) = ––––– = Sonsuz (∞)

                                    0

 

                   s(ð) = Ö Sayı / 0  = Sonsuz (∞)         olacaktır.

 

                            Çoklu Doğrusal Bağlantının Belirlenmesi:

1.    Yüksek bir R2 değerine karşılık t oranlarının düşük olması

2.    Açıklayıcı değişkenler arasındaki yüksek korelasyon katsayıları

         Korelasyon katsayısı bire yakınsa güçlü birçoklu doğrusal bağlantı yaratır. Bire uzaksa çoklu doğrusal bağlantı da o derece uzaktır.

3.    Çoklu korelasyon ile kısmi korelasyonların karşılaştırılması

 


                   Çoklu korelasyon katsayısı → RY.X1X2X3 → √R2

 

                   Kısmi korelasyon katsayısı → rYX1.X2X3

                                                            → rYX2.X1X3   

                                                            → rYX3.X1X2

 

         Çoklu korelasyon katsayısı büyük ise ve kısmi korelasyon katsayıları küçükse x1,x2,x3 arasında çoklu doğrusal bağlantı vardır.

 

                   R = 0,90

          rYX1.X2X3 = 0,26

          rYX2.X1X3 = 0,32

          rYX3.X1X2 = 0,08

         Burada x1,x2,x3 arasında çoklu doğrusal bağlantı vardır.

4.    Varyans büyültme faktörü olarak adlandırılan ve kısaca VIF olarak gösterilen bir istatistik ölçü yardımıyla belirlenir.

5.    Yardımcı regresyonlar yöntemiyle belirlenir.

         Burada biz genelde 1. yolu kullanırız.

        

                   Çoklu Doğrusal Bağlantının Düzeltilmesi:

         Çoklu doğrusal bağlantı verilerden doğan bir sorundur. Biz bu verileri değiştiremeyiz. Bunun için çözülmesi çok zor bir sorundur. Ama çoklu doğrusal bağlantının sorununu hafifletmek için bazı yöntemler kullanabiliriz:

a.      Örnek büyüklüğünü artırma

b.     Ön bilgileri kullanma

 

                   Y = b0 + b1X1 + b2X2 + u

                                                                       Konut fiyatları

                                                                       Kullanım alanı

                                                                       0,2

                                                                       Oda sayısı

 

                   Y = b0 + b1X1 + 0,2X2 + u

 

                   Y – 0,2X2 = b0 + b1X1 + u

                           

                         Y*

                   Y* = b0 + b1X1

 

                  Y                         X1                        X2                        Y* (Y – 0,2X2      

                   10                         6                          2                          9,6

                   .                           .                           .                           .

                   .                           .                           .                           .

c.     Değişkenleri dönüştürme yöntemi

         Zaman serilerinde daha etkindir.

         X yerine DX veya ln X şekline dönüştürerek yapabiliriz.

d.     Modeli daraltma

         Bu uygulama parametre tahminlerini bozacağı için sakıncalıdır.

         Çoklu doğrusal bağlantı durumunda modelden bazı değişkenleri dışlayarak modelin daraltılması yoluna gidilebilir. Ancak modelden değişken dışlarken bağımlı değişken üzerindeki etkisi ihmal edilebilecek düzeyde küçük olan değişkenleri dışlamak durumuna gidilmelidir. Açıklayıcı değişkenler arasından bağımlı değişken üzerindeki etkisi büyük bir değişkeni dışlamak tahminleri DEST olma özelliğini kaybettirir.

 

                                      Değişen Varyans:

         EKK yönteminin varsayımlarından birisi “hata terimleri sabit varyanslıdır” biçimindedir. Bu varsayımın ihlal edilmesi veya gerçekleşmemesi değişen Varyans olarak adlandırılır.

 

                   Sabit Varyans → var(u) = E[ui – E(ui)]2 = σu2

              Değişen Varyans → var(ui) = E[ui – E(ui)]2 = σui2

        

         Noktalar bant üzerinde sabit dizilişle yer alıyorsa sabit Varyans söz konusudur.

 

        

         Noktalar bant üzerinde artar dizilişte yer alıyorsa artan Varyans söz konusudur.

        

         Noktalar bant üzerinde azalır dizilişte yer alıyorsa azalan Varyans söz konusudur.

        

         Bu durumda ise önce artan sonra azalan Varyans söz konusudur.

 

                            ∑e2

                   σ2 = ––––––

                            n – k

 

         Bu formül sabit varyansta geçerli olup diğerlerinde geçerli değildir.

                            Değişen Varyansın Nedenleri:

1. Önemli bir açıklayıcı değişkenin model dışında kalması

2. Özellikle yatay kesit verilerinde değişen Varyans hali oldukça yaygın görülür.

Tasarruf

 

 

 

 

 

 

 

 


         0        250             500             750             1000            1250            1500            Gelir

 

                            Değişken Varyansın Sonuçları:

1. EKK tahmincileri sapmasız ve tutarlı olma özelliklerini korumakta ancak minimum varyanslı olma özelliklerini kaybetmektedir (DEST olma özelliği (doğrusal sapmasız en iyi olma özelliği)’ni kaybetmektedirler)

2. EKK tahmincilerinin t ve F testleri anlamlarını kaybetmektedir.

 

                   Y = b0 + b1X + u  şeklindeki modelin;

                                          n . ∑X2

                   var(ð0) = δ2 . ––––––––

                                             ∑x2

                                           1

                   var(ð1) = δ2 . ––––

                                         ∑x2

à δ2 = s2

                                R2 / (k – 1)                 ∑y2 / (k – 1)                   ∑y2 / (k – 1)

                   F = ––––––––––––––––– = –––––––––––––– = –––––––––––––

                            (1 – R2) / (n – k)             ∑e2 / (n – k)                          σu2

 

3. Belli bir X değerine karşılık olan Y öngörüsü (Ŷ), öngörünün varyansı, tahminci ve hata terimlerinin varyanslarını içerdiğinden yüksek varyanslı olacak ve dolayısıyla etkin olmayacaktır.

 

                            Değişen Varyansın Belirlenmesi:

         2’ye ayrılır:

1.     Sistematik olmayan testler (Grafik yöntemleri)

2.     Sistematik testler

 

 

 

 

 

1.     Sistematik Olamayan Testler (Grafik Yöntemleri) :

a.      Dağılma Diyagramlarıyla Değişen Varyansın Belirlenmesi:

         - Sabit Varyans -

         - Artan Varyans -                                                 Değişen Varyans

         - Azalan Varyans -

b.     Standartlaştırılmış Hata Terimleri İle Bağımsız Değişken Arasındaki Diyagramların İzlenmesi:

                            X – Ж

                   Z = ––––––––

                                Sx

                                                           ui        ui

         Standartlaştırılmış hata terimi = ––– = ––––

                                                           σu       S

 

 

 

 

 

 

 

 

ei / s                               ei / s                                     ei / s

  2                                     2                                       2

 

  1                                     1                                       1

 


  0                          X        0                         X           0                          X

 


 -1                                    -1                                      -1

         - Sabit Varyans -            - Artan Varyans -                - Azalan Varyans -

 -2                                    -2                                      -2

 

c.     Hata Terimleri Kareleri İle Bağımsız Değişken Değerlerinin Diyagram Üzerinde Gösterilmesi:

        

-         Sabit Varyans -

        

                                                  - Değişen Varyans -

 

                            Sistematik Testler:

1.     Sperman Sıra Korelasyonu Testi:

I.                   Aşama:

         Ekonometrik model tahmin edilerek hata terimleri (ei) bulunur.

 

                   ei = Yi – ð0 – ð1X1i – ð2X2i … - ðkXki

 

II.                Aşama:

         ei ve Xi bağımsız değişken gözlemleri için sıra numaraları serileri oluşturulur. Ve bu iki seri arasında sıra korelasyonu katsayısı şu formül yardımıyla hesaplanır:

 

                                         ∑Di2

                   rs = 1 – 6 –––––––––––

                                      n(n2 – 1)

D → X ve |e|’lerin sıra sayıları arasındaki fark

n  → Örnekteki gözlem sayısı

 

III.             Aşama:

         Hesaplanan sıra korelasyon katsayısının anlamlılığı aşağıdaki t istatistiği yardımıyla test edilir.

                            rs √ n - 2

                   thes = ––––––––––––––––––

                             √ 1 – rs2

 

         “n – 2” serbestlik derecesinde  thes > ta/2  ise modelde değişken varyans bulunduğuna karar verilir.

         Bu test çift kuyruk testidir.

Örnek: 20 gözlemli verilerden yararlanılarak bir tasarruf fonksiyonu aşağıdaki gibi tahmin edilmiştir.

                   Ŝt = -0,566 + 0,124Yt

                             (0,160)        (0,016)

                   R2 = 0,77    F = 60,90

 

         Modelde değişen varyans bulunup bulunmadığını araştırmak için hata terimleri serisi bulunarak aşağıdaki seri oluşturulmuştur.

 

         Yt → Xt   ve   Ŝt → Ŷt   olmak üzere;

 

Yt

|et|

Yt’ nin Sırası

|et|’nin Sırası

Dt

Dt2

5,700

0,036

1

5

4

16

5,985

0,047

2

7

5

25

6,284

0,021

3

4

1

1

6,768

0,013

4

3

1

1

7,261

0,062

5

10

5

25

7,624

0,037

6

6

0

0

8,005

0,081

7

12

5

25

8,405

0,114

8

14

6

36

8,993

0,011

9

2

7

49

9,712

0,108

10

13

3

9

10,197

0,004

11

1

10

100

10,808

0,053

12

8

4

16

11,132

0,158

13

15

2

4

11,577

0,069

14

11

4

16

11,808

0,060

15

9

7

49

11,453

0,218

16

17

3

9

12,254

0,031

17

16

1

1

12,376

0,304

18

19

1

1

13,734

0,248

19

18

2

4

13,324

0,539

20

20

1

1

 

 

                                   6(388)

                   rs = 1 - ––––––––––– = 0,71

                               20(400 – 1)

                                                                          

                             0,71√ 18

                   thes = –––––––––––                 a = 0,05      s.d = n – 2 = 18

                             √ 1 – 0,50

         t > ta/2  olduğu için modelde %5 önem düzeyinde değişen varyans vardır.

 

2.     GoldfieldQuand Testi :

         Büyük örneklerde yaygın olarak kullanılır.

I.                   Aşama:

         Gözlem çiftleri varyansın ilişkili olduğu düşünülen bağımsız değişkenin büyüklüğüne göre küçükten büyüğe veya büyükten küçüğe doğru dizilir.

II.                Aşama:

         Ortaya düşen gözlemlerden isteye bağlı olarak bir kısmi (c) çıkarılır. Çıkarılacak gözlem sayısı isteğe bağlı olmakla birlikte otuzdan büyük örneklerde yaklaşık ¼’ünü çıkarmak uygun olacaktır.

         Bu işlem sonucunda iki ayrı veri setine ulaşılmış olur.

III.             Aşama:

         Her iki alt örneğe ait iki ayrı regresyon denklemi tahmin edilir.

IV.            Aşama:

         Her bir regresyona ait hata kareleri toplamı (∑e12  ve  ∑e22) hesaplanır.

V.               Aşama:

         Bir F istatistiği hesaplanır.

 

                            ∑e22 / [{(n-c) / 2} – k]

                   F = –––––––––––––––––––––

                            ∑e12 / [{(n-c) / 2} – k]

 

                   v1 = v2 = {(n-c) / 2} – k  → serbestlik derecesi

 

VI.            Aşama:

         F > Fa  ise değişen varyans bulunduğuna karar verilir (a→ önem seviyesi).

 

Örnek: Bir ekonometrik model 40 gözlem kullanılarak tahmin edilmiş olsun. Modelde değişen varyans bulunup bulunmadığını araştırmak için X ve Y gözlem çiftleri X değişkeninin büyüklüğüne göre küçükten büyüğe doğru sıralanmış ve ortadan 10 gözlem çıkarılarak iki ayrı alt örnek elde edilmiştir. Her iki örneğe ait regresyon denklemleri tahmin edilerek aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir;

I.                   Alt örnek;

 

                   Ŷ = 0,212 + 0,24X1

                            (0,09)         (0,12)

                   R2 = 0,243            ∑e12 = 2,752

II.                Alt örnek;

 

                   Ŷ = 2,390 + 0,781X1

                              (0,95)           (0,38)

                   R2 = 0,743            ∑e22 = 8,921

         Modelde değişen varyans bulunup bulunmadığına karar veriniz.

                            8,921 / 13

                   F = ––––––––––– = 3,24

                            2,752 / 13

 

         v1 = v2 = 13          a = 0,05      Fa = 2,60

         Burada F > Fa  olduğu için modelde %5 önem düzeyinde değişen varyans vardır.

 

3. Glejser Testi :

         Bu testin en önemli özelliği değişen varyansın, yani  σui2 = f(Xi)  ilişkisinin şekli hakkında bilgi vermesidir. Bu bilgi değişen varyansın düzeltilmesinde kullanılmaktadır.

I.                   Aşama:

         Ekonometrik model tahmin edilerek hata terimleri (ei) bulunur.

 

                   ei = Yi – ð0 – ð1Xi

 

II.                Aşama:

         ei serisinin mutlak değerleri ile varyansın ilişkili olduğu düşünülen X değişkeni arasında çeşitli kalıplarda regresyon denklemleri tahmin edilir.

 

                   |ei| = b1Xi + vi

 

                   |ei| = b1√ Xi + vi

                                1

                   |ei| = b1 ––– + vi

                                Xi 

                                   1

                   |ei| = b1 ––––– + vi

                                √ Xi

 

                   |ei| = b0 + b1Xi + vi

 

                   |ei| = √ b0 + b1Xi + vi

 


                   |ei| = √ b0 + b1Xi2 + vi

 

III.             Aşama:

         II. Aşamada elde edilen regresyon tahminlerindeki b1 parametrelerinin anlamlılığına bakılarak değişen varyans bulunup bulunmadığına karar verilir. Tahmin edilen regresyon denklemlerinin herhangi birisinde b1 parametresinin anlamlı olduğu görülürse başlangıç modelinde değişen varyans bulunduğuna karar verilir.

 

                  Değişen Varyansın Düzeltilmesi:

1.    Varyansın (σi2) Bilinmesi Durumu:

 

                   Yi = b0 + b1Xi + ui →  Başlangıç modeli

                  

                   var(u) = σi2                     → Değişen varyans

 

 

                   Yi             1           Xi      ui

                 –––– = b0 ––– + b1 ––– + –––

                   σi             σi          σi       σi     

 


                    Yi*                      Xi*   ui*

 

                   Yi* = b0σi + b1Xi* + ui*  → Dönüştürülmüş model

 

         Başlangıç modelinde hata teriminin değişen varyanslı olması durumunda modelde eşitliğin her iki tarafı değişen varyansın kareköküne bölünerek bir dönüştürülmüş model elde edilir. Bu dönüştürülmüş modele EKK uygulanmak suretiyle parametrelerin tahmini yoluna gidilir. Bu yolla elde edilen parametre tahminleri başlangıç modelinden elde edilecek parametre tahminlerinin aksine istenen özelliklere sahip olmaktadır.

         EKK ile ilgili diğer bütün işlemler bu dönüştürülmüş model üstünden yürütülür.

 

2.    Varyansın (σi2) Bilinmemesi Durumu:

I.       Durum:

        

                   Yi = b0 + b1Xi + ui → Başlangıç modeli ve

 

                   σi2 = σ2Xi2   şeklinde bilinmeyen varyans hakkında varsayımda bulununuz.

 

                   Yi              1             Xi        ui 

                 –––– = b0 –––– + b1 –––– + ––––

                   Xi              Xi            Xi        Xi

                   Yi*           Xi*           1        u*

 

                   Y* = b0X* + b1 + u*

 

         Burada b1 sabit, b0 eğim durumundadır.

NOT: Varyansın bilinmediği durumlarda varsayımı yapıldığı varyansın ilişkili olduğu değişken kullanılır. Yani dönüştürülmüş modelde eşitliğin her iki tarafı da bu değişkenin kareköküne bölünür.

 

II.    Durum:

        

                   Yi = b0 + b1Xi + ui          → Başlangıç modeli

 

                   σi2 = σ2Xi    şeklinde varsayılan varyans kalıbı bulunur.

         Burada da varsayımı yapılan varyansın ilişkili olduğu değişken kullanılır. Eşitliğin her iki tarafı bu ilişkili değişkenin kareköküne bölünür.

 

                   Yi               1                      Xi            ui

                 –––– = b0 –––– + b1 ––––– + ––––––

                 √ Xi          √ X        √ Xi       √ Xi

                  Yi*           X1*           X2*         u*

 

                   Yi* = b0X1* + b1X2* + ui*        şeklinde dönüştürülmüş model bulunur.

 

         Burada parametrelerin ikisi de eğim durumundadır.

 

III. Durum:

        

                   σui2 = σ2E[(Yi)]2

 

                   Yi = b0 + b1X1 + ui            → Başlangıç modeli

                  

                   σui2 = σ2E[(Yi)]2       → Varyans varsayımı

 

         Dönüştürülmüş modelimiz;

 

                     Yi                 1               X1          ui 

                 –––––– = b0 ––––– + b1 ––––– + –––––

                   E(Yi)           E(Yi)          E(Yi)     E(Yi)

                      Y*             X1*            X2*         ui*

 

                   Y* = b0X1* + b1X2* + ui*        şeklindedir.

 

         Burada;

 

                   E(Yi) = Ŷ = ð0 + ð1Xi        şeklindedir.

 

         Yi                Xi                Ŷi                          Yi* (Yi/Ŷ)             X1* ( 1/Ŷ)             X2* (Xi/Ŷ)

         .                  .                  .                           .                           .                           .

         .                  .                  .                           .                           .                           .

 

 

 

 

Eviews Paket Programında Değişen Varyansın Testi ve Düzeltilmesi:

-         Testi:

         Burada White testi uygulanmaktadır.

 

                   White Testi:

         H0 :    Değişen varyans yoktur.

         H1 :    Değişen varyans vardır.

 

                   Yi = b0 + b1X1i + b2X2i + ui      → Başlangıç modelimiz

I.                Adım:

         Başlangıç regresyonu tahmin edilerek hata terimleri serisi (ei) elde edilir.

 

                   ei = Yi – ð0 – ð1X1i – ð2X2i      

 

II.             Adım:

         Şu yardımcı regresyon tahmin edilir.

 

                   ei2 = a0 + a1X1 + a2X2 + a3X12 + a4X22 + a5X1X2

 

III.          Adım:

         n.R2  veya  F testi (değeri) elde edilir.

IV.Adım:

         n.R2 > Х2(k’ – 1)  elde edilir.

 

à k’ ; yardımcı regresyondaki parametre sayısıdır.

 

         Böyle bir durumla karşılaşılırsa H0 red ve değişen varyansın varlığı kabul edilir.

 

         F testine göre değerlendirmede ise  F > Fa(k – 1)  ise H0 red ve değişken varyansın varlığı kabul edilir.

         White testi büyük örneklerde uygulanacak bir testtir. Örnek büyüklüğü artınca testin gücü de artmaktadır.

 

                            Eviews White Testi:

         View → Residual Test → White Heterosca           Burada iki seçenek var;

§        Cross terms

§        No cross terms

        

         Eviews programında White testi böyle yapılmaktadır.

         Eğer Prob değeri 0,05’ten küçük ise değişen varyans bulunduğuna karar verilir. Aksi halde yoktur.

        Değişen varyans bulunulması sonunda White tarafından önerilen bir düzeltme uygulanmaktadır. Bu düzeltme yaklaşımı standart hataların düzeltilmesi yoluyla gerçekleştirilmektedir. Parametreler EKK tahminiyle aynıdır.

 

-         Düzeltilmesi:

         Estimate EquationOptions → √ Heteroscedasticity → OK

 

         Bu şekilde Eviews programıyla düzeltmeye gidilir.

 

3. Otokorelasyon:

         Hata terimlerinin birbiriyle ilişkili olması durumudur. EKK yönteminin varsayımlarından birisi hata terimlerinin “birbiriyle ilişkisizdir” biçimindeydi. Eğer bu varsayım ihlal ediliyorsa veya gerçekleşmiyorsa modelde hata terimlerinin otokorelasyon içerdiği ifade edilir.

                   kov(uiuj) = E(uiuj) ≠ 0     şeklinde ifade edilir.

à i ≠ j

         Bu durumda otokorelasyon bulunduğu ifade edilir.

         Hata terimleri arasındaki ilişkiler farklı şekillerde ortaya çıkabilir;

a.     Otoregresif Süreç (AR) :

         Hata terimleri arasındaki ilişki;

 

AR1= ut = put-1 + vt                 → I. Derece otoregresif süreç (I. Dereceden otokorelasyon)

        

AR2 = ut = p1ut-1 + p2ut-2 + vt   → II: Derece otoregresif süreç (II. Dereceden otokorelasyon)

 

ARk = ut = p1ut-1 + p2ut-2 + pkut-k + vt → k. Derece otoregresif süreç (k. Dereceden otokor.)

 

b.     Hareketli Ortalamalar Süreci (MA) :

         Birinci dereceden hareketli ortalama süreci;

 

                   MA1 = ut = vt + a1vt-1

 

         n. dereceden hareketli ortalama süreci;

 

                   MAn = ut = vt + a1vt-1 + … + anvt-n

 

c.     Otoregresif ve Hareketli Ortalama Süreci (ARMA) :

         Bu süreç;

 

                   ARMAkn= ut = p1ut-1 + … + pkut-k + a1vt-1 + … + anvt-n                   şeklindedir.

 

         Otokorelasyonun nedenleri şunlardır:

o       Bazı açıklayıcı değişkenlerin modele alınmaması

o       Modelin matematiksel kalıbının yanlış seçilmesi

o       Açıklanan değişkende ölçme hatası olması

o       Verilerin işlenmesinde hata olması

o       Hata teriminin yanlış belirlenmesi

 

 

 

                            Otokorelasyonun Sonuçları:

         Otokorelasyonun ortaya çıkardığı problemler şunlardır;

o       Parametre tahminleri sapmasız olmakla birlikte etkin değildirler.

o       Hata teriminin varyansı olduğundan küçük tahmin edilmektedir.

o       EKK tahminlerine göre yapılan öngörüler etkin değildir.

 

                            Otokorelasyonun Belirlenmesi:

1.      Grafik Testi:

a.      et                                                                   b.                   et

 

 

     0                                           Zaman                                                                    Zaman

 

 

 

 

 

                                      - Pozitif Otokorelasyon -

 

a. et                                                            b.                   et

 

 

                                               Zaman                                                                        Zaman

 

 

 

 

 

                                      - Negatif Otokorelasyon -

 

a.  et                                                          b.                   et

 

 

                                                Zaman                                                                       Zaman

 

 

 

 

 

                                      - Otokorelasyon Olmaması -

2.       Durbin – Watson  d  Testi :

     Birinci dereceden otoregresif biçiminde otokorelasyon bulunup bulunmadığını tespit etmeğe yarayan bir testtir.

 

I.       Aşama: Hipotezin kurulması

                   H0 :    p = 0 (Otokorelasyon yoktur)

                   H1 :    p ≠ 0 (Otokorelasyon vardır)

 

P → Otokorelasyon katsayısı

 

II.    Aşama: Tablo değerinin bulunması

dL → Alt sınır

du  → Üst sınır bulunur.

a → Önem düzeyi

k’ = k – sabit terim(yoksa sıfır)

 

III. Aşama: Karşılaştırma ve karar

 

 


   

     Pozitif                                                                                                            Negatif

    Otokorelasyon  Kararsızlık               Otokorelasyon             Kararsızlık         Otokorelasyon

    Bölgesi             Bölgesi                           Yok                      Bölgesi                 Bölgesi

 


0                        dL                                     du             2           4-du                        4-dL                   4

 

         Hesaplanan d istatistiğinin, bu tabloda düştüğü yere göre;

·        0 < d < dL  ise pozitif otokorelasyon

·        dL ≤ d ≤ du   ise kakar verilememekte

·        du < d < 4-du   ise otokorelasyon yoktur

·        4-du ≤ d ≤ 4-dL  ise karar verilememekte

·        4-dL < d < 4   ise negatif otokorelasyon vardır.

 

3.      VonNeumann  Testi :

         n ≥ 15 için bu test tercih edilmektedir.

         I. Dereceden otokorelasyon için kullanılır.

         Bu test için geliştirilmiş olan  v  oranı formülü;

 

                            ∑(et – et-1)2 / (n’ – 1)            

                   v = ––––––––––––––––––––

                                     ∑et2 / n’

                   n’ = n – k

 

 

         Aynı zamanda;

                                    n’

                   v = d . ( –––––– )          şeklinde de yazabiliriz.

                                  n – 1

 


         Pozitif                                   Otokorelasyon                                     Negatif

     Otokorelasyon                                   Yok                                         Otokorelasyon

                             v(n’)                                                                   v*(n’)

 

a à önem düzeyi

n’ = n – k

 

Örnek : d = 0,95 , n = 17 , k = 2       ise;

                                       15

                   v = 0,95 . ( –––– ) = 1,0178

                                       14

 

                   vtab = 1,2914         v*tab = 2,9943

 


         Pozitif                                     Otokorelasyon                                  Negatif

     Otokorelasyon                                       Yok                                      Otokorelasyon

 


         1,02            1,29                                                                     1,99

 

         Modelimizde %5 önem düzeyinde pozitif otokorelasyon vardır.

 

4.      Breusch – Godfrey  Testi :

         İstenilen her derecede uygulanabilen bir testtir.

 

                   Yt = b0 + b1X1t + b2X2t + ut     →      Başlangıç modeli

 

                   I. Adım:

         Model tahmin edilerek hata terimleri serisi bulunur.

 

                   et = Yi – ð0 – ð1X1t – ð2X2t

 

                   II. Adım:

         Araştırılan otokorelasyonun derecesine bağlı olarak şu yardımcı regresyon tahmin edilir:

                   et = a0 + a1X1 + a2X2 + γ1et-1 + γ2et-2 + … + γnet-2 + vt

 

                   III. Adım:

         n.R2   elde edilir.

                   n.R2 > Χ2 (k’ – 1)

k’ → Yardımcı regresyondaki parametre sayısı

         Böyle bir ilişkide H0 red ve otokorelasyon vardır.

Örnek: Türkiye’nin 1987 – 2004 dönemi yıllık verileri kullanılarak aşağıdaki tüketim fonksiyonu tahmin edilmiştir.

 

                   Tüketim = 69202,4 + 0,60456GSYİH

                                     (27304,2)       (0,027)

                   R2 = 0,969

 

         Modelde otokorelasyon bulunup bulunmadığını test etmek için B-G (Breusch – Godfrey) testi uygulamak amacıyla şu yardımcı regresyonlar tahmin edilmiştir;

 

                  et = 7333,4 – 0,008GSYİH + 0,662et-1

                  R2 = 0,441

 

                  et = -3227 + 0,004GSYİH + 0,864et-1 – 0,390et-2

                  R2 = 0,472

        

                  et = -20079,1 + 0,023GSYİH + 0,858et-1 – 0,509et-2 + 0,126et-3 – 0,498et-4

                   R2 = 0,526

 

         Modelde I.,II.,III. Dereceden otokorelasyon bulunup bulunmadığını test ediniz.

        

         Burada n’yi buluruz; n = 18

         Burada kayıp gözlemler sıfırla doldurulduğu için  n  aynıdır. Boş doldurulsaydı gözlem sayısı n’den çıkarılırdı. Yani  n1 = 17, n2 = 16  ve n3 = 14  olurdu.

 

                   n.R12 = 7,40

                   n.R22 = 8,49

                   n.R32 = 9,48

 

         Ki – Kareleri bulunur;

 

                   Χ2 (k’ – 1) = Χ2 (2) = 3,57

                                       Χ2 (3) = 5,5

                                       Χ2 (5) = 7,5

         Burada;

1.     n.R12 > Χ2 (2)   olduğu için H0 red ve modelde I. dereceden otokorelasyon vardır.

2.     n.R22 > Χ2 (3)   olduğu için H0 red ve modelde II. dereceden otokorelasyon vardır.

3.     n.R32 > Χ2 (5)   olduğu için H0 red ve modelde IV. dereceden otokorelasyon vardır.

 

 

                           

 

 

 

                            Otokorelasyonun Düzeltilmesi:

1.     Birinci Farklar Yöntemi:

 

                   Yt = b0 + b1X1t + b2 X2t + ut      →      Başlangıç modeli

                  

                   ut = put-1 + vt

 

1.      Yt-1 = b0 + b1X1t-1 + b2X2t-2 + ut-1

 

2.      Yt – Yt-1 = 0 + b1(X1t – X1t-1) + b2(X2t – X2t-1) + (ut – ut-1)

 

3.      DYt = b1DX1t + b2DX2t + Dut             → Dönüştürülmüş model

 

         Burada sabit terim tahmin edilmemiş oluyor.

 

YAPAY DEĞİŞKENLİ MODELLER

A.   Yapay Bağımsız Değişkenli Modeller:

  1. Yapay Değişkenlerin Sabit Terimi Etkilemesi

a.      Bağımsız Değişkenlerin Sadece Yapay Değişkenlerden Oluştuğu Modeller

b.     Yapay Değişkenlerin Diğer Bağımsız Değişkenlerle Birlikte Yer Aldıkları Modeller

  1. Yapay Değişkenlerin Eğim Katsayılarını Etkilemesi
  2. Yapay Değişkenlerin Regresyon Katsayılarının Değişip Değişmediğinin Testinde Kullanılması
  3. Yapay Değişkenlerin Zaman Serilerinde Mevsim Dalgalanmalarının Etkisini Arındırmak İçin Kullanılması

B.   Yapay Bağımlı Değişkenli Modeller

 

         Yapay değişkenli modellerde ölçülemeyen değişkenlere “0” ve “1” değerleri verilir.

 

A.   Yapay Bağımsız Değişkenli Modeller:

  1. Yapay Değişkenlerin Sabit Terimi Etkilemesi:

a.     Bağımsız Değişkenlerin Sadece Yapay Değişkenlerden Oluştuğu Modeller:

 

                   Y = b0 + b1D + u

 

D à Yapay değişken (1 ↔ 0)

                                      1 à Erkek için

         Örneğin;      D

                                      0 à Kadın için

                            Y à Tüketim

 

         Burada sadece yapay bağımsız değişken vardır. Başka değişken bulunmamaktadır. Bu yapay değişken sayısı artabilir de.

         Bu tür modellere varyans analizi modelleri de denir.

 

         Örneğimizdeki erkekler için beklenen değer;

 

                   E(Y/D=1) = b0 + b1

 

         Kadınlar için beklenen değer;

 

                   E(Y/D=0) = b0

 

         Burada erkeklerle kadınlar arasındaki fark “b1 dir.

         Bir (1) ile temsil edilen özelliğe temel özellik denir.

 

         Sıra No                         Tüketim (Y)                            Cinsiyet (D)         

         1 – E                              700                                          1

         2 – E                              .                                              1

         3 – K                             .                                              0

         4 – E                              .                                              1

         5 – E                              .                                              1

         .                                     .                                              .

         .                                     .                                              .

 

         “b1” parametresi temel özelliğin diğer özelliklerden farkını ifade etmektedir.

 

Örnek :      Yi = b0 + b1Di + ui

 

                   Ŷ = 9,02 + 1,64Di

                                    (0,22)

                   t = 7,45       r2 = 0,87

 

         Burada Y → Tüketim

                            1 à Erkekler için

                      D                                         Cinsiyet

                            0 à Kadınlar için

                           

         Burada t değeri 2’den büyük olduğu için b1 parametresi anlamlıdır.

         Burada kadınlarla erkekler arasında 1,64 birimlik farklılık vardır.

         Burada kadınlarla erkeklerin ortalaması 9,02’dir.

         Erkekler için beklenen tüketim;

                   E(Y/D=1) = 9,02 + 1,64 = 10,66

 

         Kadınlar için beklenen tüketim;

                   E(Y/D=0) = 9,02            şeklindedir.

 

 

 

         Bu örneğimizi grafikle gösterirsek;

      Tüketim

        

               12        

               11                 

           10,66   = b0 + b1                                                                   Erkekler          

               10                                                 b1 = 1,64                    D = 1

            9,02    = b0                             Kadınlar

                 9                                                 D = 0

                 8

 


                            Kadınlar                        Erkekler                     Cinsiyet

 

 

b.     Yapay Değişkenlerin Diğer Bağımsız Değişkenlerle Birlikte Yer Aldıkları Modeller:

 

                   Y = b0 + b1Xi + b2Di + ui

 

Y à Tüketim

Xi à Gelir

                            Kadınlar için 1

Di à Cinsiyet

                            Erkekler için 0

 

Örnek :      Yi = b0 + b1Xi + b2Di + ui

Y à Tüketim        X à Gelir

         1 à Ücret dışı gelirler için

Di

         0 à Ücretli gelirler için

 

                   Yi = 71618 + 0,326Xi – 20839Di

                                       (0,007)      (2308)

                   R2 = 0,81

         Burada t değeri 2’den büyük olduğu için b1 ve b2 parametreleri anlamlıdır.

         Ücret dışı kesim için beklenen tüketim;

                   E(Y/D=1) = 71618 + 0,326Xi – 20839

                                    = 50779 – 0,326Xi

                  

         Ücretliler için beklenen tüketim;

                  E(Y/D=0) = 71618 + 0,326Xi

 

 

Örnek :      Yi = b0 + b1Xi + b2D1i + b3D2i + ui

 

Y à Tüketim

X à Gelir

         1 Erkekler için                          1 Gençler için

D1i                                           D2i    

         0 Kadınlar için                         0 Yaşlılar için

 

         Yaşlı kadınlar için beklenen tüketim;

 

                   E(Y/X,D1=0,D2=0) = b0 + b1Xi

 

         Yaşlı erkekler için;

 

                   E(Y/X,D1=1,D2=0) = (b0 + b2) + b1Xi

 

         Genç kadınlar için;

        

                   E(Y/X,D1=0,D2=1) = (b0 + b3) + b1Xi

 

         Genç erkekler için;

 

                   E(Y/X,D1=1,D2=1) = (b0 + b2 + b3) + b1Xi

 

         Burada “b0 parametresi her iki özelliği sıfır olanları temsil etmektedir.

         Burada her bir grupta marjinal tüketim eğilimi “b1dir.

         “b2 yaşlı erkeklerin yaşlı kadınlardan farklılığını temsil ediyor.

         “b3 genç kadınların yaşlı kadınlardan farklılığını temsil etmektedir.

         Bunu grafikle gösterirsek;

                                                           Genç erkekler

         Y

                                        b1                                 Genç kadınlar

 

b0+b2+b3                                                  b1                        Yaşlı erkekler

 

 

      b0+b3                            b1                         Yaşlı kadınlar

 

 

      b0+b2                                               b1                         

 

            b0

 

 

                                                                                                                             X

  1. Yapay Değişkenlerin Eğim Katsayılarını Etkilemesi:

 

                   Yi = b0 + b1Xi + b2Di + b3Zi + ui

                  

Y à Tüketim

X à Gelir

         1 Erkek

D                                   Zi = Di . Xi

         0 Kadın

 

         Sıra No                         Y                         X                         Di                        Zi      

         1                                    22                         20                         1                          20               2                                    18                         14                         1                          14               3                                    11                         10                         0                          0                 4                                    14                         13                         1                          13               .                                     .                           .                           .                           .                 .                                     .                           .                           .                           .                

         Erkekler için beklenen tüketim fonksiyonu;

 

                   E(Y/X,D=1) = (b0 + b2) + (b1 + b3)Xi

        

         Kadınlar için beklenen tüketim fonksiyonu;

 

                   E(Y/X,D=0) = b0 + b1X

 

         b0 temel olarak alınmayan özelliğin (kadınların) sabit terimidir ( otonom tüketimidir).

         b1 kadınların marjinal tüketim eğilimi, b2 erkeklerin kadınlardan otonom bakımdan farklılığını ifade eder.

         b3 ise erkeklerin marjinal tüketim eğilimidir.

 

Örnek:       Ci = b0 + b1Yi + b2Di + b3Zi + ui

 

Ci à i’nci öğrencinin tüketimi

Yi à i’nci öğrencinin geliri

         1 erkek

Di                                  Zi = Di . Xi

         0 kadın

 

                   Ci = 17,642 + 0,942Yi + 30,070Di + 0,011Zi

                                        (0,020)     (36,490)      (0,026)

                   R2 = 0,914

                   F = 1743,731

 

         Bu sonuçlara göre gelir sıfır olduğunda erkek öğrencilerin ortalama tüketimi           (b0+b2) = 47,712 olurken, kız öğrencilerin ortalama tüketimi b0 = 17,642 olmaktadır.

         Erkek öğrencilerin marjinal tüketim eğilimleri (b1+b3) = 0,953 iken, kız öğrencilerin marjinal tüketim eğilimleri b1 = 0,942 olmaktadır.

         Görüldüğü gibi erkek ve kız öğrencilerin gerek sabit terimleri ve gerekse marjinal tüketim eğilimleri farklılık göstermektedir. b2 = 30,070 değeri sabit terim farkı ve b3 = 0,011 değeri de eğim farkıdır.

 

  1. Yapay Değişkenlerin Regresyon Katsayılarının Değişip Değişmediğinin Testinde Kullanılması:

 

                   Yt = b0 + b1Xt + b2Dt + b3Zt + ut

 

Yt à Tüketim

Zt à Dt. Xt

         1 kriz öncesi

Dt     

         0 kriz sonrası

 

         Yıllar                             Y                         X                         D                         Z      

         1990                              -                           -                           0                          0                 1991                              -                           -                           0                          0                 -                                    -                           -                           0                          0                 -                                    -                           -                           0                          0                 kriz                                -                           -                           1                          1                 -                                    -                           -                           1                          1                 -                                    -                           -                           1                          1                 2000                              -                           -                           1                          1

 

  1. Yapay Değişkenlerin Zaman Serilerinde Mevsim Dalgalanmalarının Etkisini Arındırmak İçin Kullanılması:

 

                   Yt = b0 + b1Xt + b2D1t + b3D2t + b4D3t + ut

                  

         Model 3 aylık veriler kullanılarak şu tahminler elde edilmiştir.

 

                   Y = 3,2706 + 0,0946X + 4,2128D1 + 1,1866D2 + 3,5306D3

                           (0,9345)           (0,0055)               (0,3729)              (0,3901)                 (0,4706)

                   t      3,4998     17,278       11,296         3,0417        7,5023

                   R2 = 0,9870

 

         Sorular;

-       Modelde bağımlı değişken Y (harcama) mevsimlik etkiler içermektedir? %5 önem düzeyinde karar veriniz.

-       Mevsimlik etkileri arındıracak beklenen Y değeri nasıl oluşturulur?

         Cevaplar;

-       Harcama değişkeni mevsimsel etkiler içerir. Çünkü D1,D2,D3 yapay değişkeninin parametreleri sırasıyla 11,3 ; 3,04 ; 7,50  olup yaklaşık 2 olan tablo kritik değerinden büyüktürler.

-       E(Y/X,D1=D2=D3= 0) = ð0 + ð1X = 3,27 + 0,0946X

 

B.   Yapay Bağımlı Değişkenli Modeller:

 

                   D = f(X1,X2,X3,….Xk)

                           

         Bu duruma örnek; iflas etmiş etmemiş, kazanmış kazanamamış gibi iki durumun olduğu modellerdir.

         Burada sadece iki durumlu bağımlı değişkenli modeller ele alınacaktır.

         3’e ayrılır;

1.     Doğrusal olasılık modeli

2.     Logit (Lojistik) model

3.     Probit model

 

  1. Doğrusal Olasılık Modeli:

                   D = b0 + b1X + u

         1 aile doğal gaz kullanıyorsa

D

         0 aile doğal gaz kullanmıyorsa

X à Gelir

 

         Bu durumda EKK uygulanır.

 

                   E(D/X) = ð0 + ð1X

 

Örneğin;      E(D/X) = 0,84       olması doğalgaz kullanması

                   E(D/X) = 0,34       olması doğalgaz kullanmaması anlamına gelir.

 

         Yani sonuç olarak 0,50’den büyük veya küçük olmasına göre değerlendirilir.

         Orijinden (sıfırdan) çıkan ve biri geçmeyen tahminler daha uygun sayılır. Ancak doğrusal olasılık model değerlerin sıfırın altında ve birin üstünde çıkmasını engelleyememektedir. Bu modelin kusurudur. Diğer modeller bu kusuru düzeltmektedir.

         Doğrusal olasılık modelinin 2 önemli sakıncası vardır;

§        Modelden elde edilen beklenen değerler “0” ile “1” arasında olmayabilir.

 D

 


   1

 

 

 


   0                                                             X

         Oysa beklenen değerlerin 0 ile 1 arasında bir değer alması beklenir.

 

         u = D – b0 – b1X

 

D = 1 ó u = 1 – b0 – b1X

D = 0 ó u = 0 – b0 – b1X

 

§        Bu modelde hata terimi  “u = D – b0 – b1X” ilişkisinden D = 1 iken  “u = 1 – b0 – b1X” ,      D = 0 iken  “u = 0 – b0 – b1X” elde edilir. Bu durumda hata terimi 2 taraflı değerler almaktadır. Bu hata teriminin normal dağılıma sahip olmayıp binom dağılıma sahip olduğunu gösterir.

         Bunun sonucu EKK yönteminden elde edilen tahminlerin hipotez testleri küçük örneklerde geçerli olmayacaktır. Örnek büyüklüğü arttıkça binom dağılımının normal dağılıma yaklaşması nedeniyle anlamlılık testleri ancak büyük örneklerde yapılabilecektir.

         Bu sakıncaları gidermek üzere Logit ve Probit modelleri geliştirilmiştir.

 

  1. Logit (Lojistik) Model:

                                                    1                    1

                   Pi = E(Y/1/X) = ––––––––––– = –––––––

                                              1 + e-(b0+b1X)       1 + e-Zi

 

e à 2,718

Pi à X  karşısında D’nin olma olasılığıdır.

 

         Çıkan sonuç bir olasılıktır. Pi, 0,05’ten büyükse “oldu”, küçükse “olmadı” kabul edilir.

       P

 

        1

 

 

 

 

0                                                                         X

 

         Burada P değeri bire çok yaklaşır, ama 1 değeri almaz.

         Bu ilişkinin doğrusal hale getirilmesi için şu yol uygulanır;

 

                                     P

                   Li = ln ( ––––––) = ln eZi = Zi = b0 + b1X

                                  1 – P

                                     

         Burada  P = 1  olduğunda  Li = ∞  ve  P = 0  olduğunda  Lİ = 0  olmaktadır. Bundan dolayı bu tahminlerin bireysel verilerdense gruplandırılmış verilerle tahmin edilmesi daha iyi olur.

 

         Gruplar                         n                          P      

         1                                    20                         0,75   à 20 kişinin %75’i

         2                                    16                         0,50   à 16 kişinin %50’si

         3                                    24                         0,33   à 24 kişinin %33’ü

         4                                    8                          0,25   à 8   kişinin %25’i

 

n à kişi sayısı

 

         Bu modelde     P     bahis oranı olarak adlandırılır.

                              1-P

         Bu oran bireysel veriler kullanılarak hesaplanıldığında  P = 1  iken  “∞” , P = 0  iken “0” değerini alır. Bu nedenle bireysel veriler kullanılarak model EKK tahmini yapılamaz.

         Model EKK yöntemi kullanılarak gruplandırılmış veriler durumunda tahmin edilebilir.

         Örneğimiz, yukarıda yaptığımız gruplandırılmış verilerdeki gibi ise model EKK ile tahmin edilebilir.

         Bireysel veriler kullanılarak tahmin yapmak için en çok olabilirlik yönteminden yararlanılır. Bu yöntemin uygulanması bilgisayar ortamında gerçekleştirilmektedir.

 

 

  1. Probit Model:

                                     

                               Z0         1                            2

                   F(Z) = ∫ –––––––––– . e– (Z – μZ) / 2.σ

                            -∞    √  2.π.σ

 

         Bu modelin tahmini EKK ile yapılamamaktadır. Bilgisayar ortamında tahmin yapılmaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EWİEVS ÖRNEKLERİ

report phishingreport abuse